Tropik Bir Dünya Fethiye

2017’de yurt dışı planlarımız olduğu için başka tatil yapmayı çok düşünmüyorduk. İzin, euronun 4 tl oluşu etkenlerden biri tabi. Ama sonra iş yerinin bayramla birleşip kapanacak olmasını öğrendik veee dırırıırırrım akla düştü bir kere. Annem planlar yapmaya başladı. Sonra üstüne Anjiyo olacaksın dediler anneme. Ben gitmeyelim riske atmayalım yorulma boşuna dedikçe annem gideceğiz tabi ki dedi. Anjiyo olur 1 hafta sonra gideriz o zamana kadar toparlarım zaten dedi. Tabi stent takılacağını düşünmüyorduk. Sonra üstüne stent haberi aldık o anjiyodayken. Bir de üstüne 1 hafta sonra 2. Stenti takacağız dediler. Normal de bakılınca sağlık mı tatil mi tabiî ki de gitmeyiz diyor insan. Ama bizimki sedyede yoğun bakıma götürülürken ne dedi dersiniz? Yine bitmedi ama 1 hafta sonra taktırmayacağım ve tatile gideceğiz dedi. Delidir ne yapsa yeridir dedik o an.

Ama 1 hafta sonra kendimizi Fethiye’de bulduk. Gerçi gelen giden derken aşırı yorulduk ve çok iyi geldi gerçekten. Neyse annem taburcu olana kadar nereye gideceğimize dair bir şey yoktu ortada. Sonra eve gelince Dalaman’a çok ucuz uçak bileti bulduk. Hemen kaptık. Sonra baktık Dalaman’dan nerelere gidilir diye. Aslında ben Dalyan’ı çok istiyordum geçen sene de gittik ama doyamadım. Sonra orada uzun süreli kalınca sıkılacağımızı ve valizlerle ve stenti anneyle o sıcakta taşınmanın mantığı olmadığına karar verdiğimiz için oradan vazgeçtik. Saklıkent’e de tekrar gitmeyi çok istiyorduk. Bunların ortak noktası da Fethiye’ydi. Ve karar verilmiş oldu. İstikamet Fethiye-Ölüdeniz.

1 saatlik uçak yolculuğundan sonra Dalaman’a indik. Havalimanından Fethiye’ye Muttaş ve ya Havaş ile ulaşım var. Muttaş daha ucuz diye onu tercih ettik. Kişi başı 15 liraya Fethiye’ye 45 dakikada vardık.

Oradan dolmuşlarla 20 dakikada Ölüdeniz’e geçtik. İndiğimiz yerden hemen diğerine bindiğimiz için ve Dolmuş da otelin önünde indirdiği için çok rahat gittik. Yalnız tek sorunumuz tabelada 48 dereceyi gördük. Annem stendim erimese bari diye dolanıyordu artık ortalıkta.

FETHİYE-ÖLÜDENİZ’DE NEREDE KALINIR?

Ağırlıklı olarak sakin bir tatil planladığımız için Ölüdeniz Milli Parkı’nın içinde olan Club Meri Otel’i tercih ettik. Ama fiyatları biraz yüksek olduğu için 1 hafta komple orda kalmayalım dedik. Bir yandan da yine yapılacaklar listesi çıkardık tabi. O yüzden 3 gün burayı ayırdık. Her şey dahil olduğu için sadece yedik, içtik ve denize girdik. Otel güzeldi ama yamaçta kurulu ve odalara ya yüzlerce basamakla çıkıyorsunuz ya da asansörle. Asansör dediğimiz şey de en ilkeli. En yukarı çıkarıyor sadece. Bu sefer de onlarca basamak inmek zorunda kalıyorsunuz. Biz özellikle belirttik asansöre yakın olsun diye ama ayarlamadılar. Bizim için yemeklere inip denize gitmek işkence oldu o sıcakta ama keyfini çıkarmaya baktık yine de.

Bu da kendine has stili olan asansör 🙂

Denizi inanılmaz güzel. Sığ, sırf kum, sıcak ve berrak… Tam bizim sevdiğimiz gibi. Derin sevenler için dubaların olduğu yerde biten iskelesi var oradan da girebilirsiniz. Biz de girdik. Tekneden giriyormuş gibi oluyor o da en sevdiğimiz. Yemekleri de baya lezzetliydi ama yinede o fiyata değer mi bilemedim. İyi bir tatil istiyorsanız ve Ölüdeniz’de Kalmak istiyorsanız en iyisi bizce burası. Ama yine de pahalı.  Daha detaylı bilgi için buraya bakabilirsiniz.

Tamam fotoğraf çekilmek için güzel atmosfer sağlıyor ama yoruyor 🙂

3 gün tam kıvamındaydı. Çünkü yat yat sadece deniz nereye kadar. Enerji topladıktan sonra Ölüdeniz merkeze geçtik. Meri merkeze 1 km uzaktaydı. Meri’de kalırken bir akşam merkeze gezmeye ve otel bakmaya gittik. Çoğu otele girdik ve gözümüze kestirdiğimiz otel, Hotel Bronze oldu. Tam bir aile oteli. Çok temiz, küçük, beyaz ağırlıklı sevimli bir butik otel. Anne, baba ve 2 kızlarıyla birlikte işletiyorlar. Kendileri de sürekli olarak otelde kalıyorlar ve orada yiyip içiyorlar. Bu yüzden otele de gerçekten kendi evleri gibi bakıyorlar. Oda kahvaltı veya yarım pansiyon seçeneği var. Fiyatları da gayet uygun. Bu kadar temiz ve diğer otellerden güzel olmasına rağmen fiyatları merkezdekilerle aynı. Tek eksisi kahvaltı da alternatifleri biraz az. Detaylı bilgiler için buraya bakabilirsiniz.

Sevimli Bronze Otelimiz 🙂

 FETHİYE CİVARI NERELER GEZİLİR, NELER YAPILIR ?

    1. İlk başta Saklıkent’i söylemeden geçemeyeceğim. Saklıkent yazısı için buraya tıklayabilirsiniz. Kendi imkanlarınız ile gitmek istemiyorsanız ya da gidemeyecekseniz turlar da var. Jeep Safariler ile götürüyorlar. Baya eğlenceli ama o sıcakta üstü açık jeeplerle 40 kilometrelik yolu gitmeyi gözümüz yemedi.
    2. Fethiye yamaç paraşütünün profesyonel ve çok çok yoğun yapıldığı yer. Gökyüzüne baktığınızda şaşırıp kalacaksınız ve ne demek istediğimi anlayacaksınız. Sürekli üstünüzden kocaman bir gölge gelip gidiyor. Ya da yanınızdan geçerek iniş yapıyorlar. Fiyatı her yerde 240 lira yazıyor ama eminim gidip konuşunca 180e felan bağlarsınız.
      Nerede gökyüzüne bakarsanız bakın manzara böyle 🙂

      Dikkat edin kafanıza biri inmesin 🙂
    3. Tekne turları çok var. En güzeli 12 Adalar Tekne Turu. Biz buna da daha önce gitmiştik. Yine gittik. Gerçi bu sefer neden aşırı beğenmedik bilmiyorum ama pişman olmadık. Tekne turu candır. Fiyatı 2 muhabbet ettikten sonra 55 lira. İlk başta 80 ile açıyorlar dikkat edin. Onun dışında Fethiye Koylarına götüren tekne turu da var.
Bu da bizim katıldığımız tekne turlarından biri

       3. Dalyan’a günübirlik gidiş. Yine bunu sahildeki tur yapan yerlerden ayarlayabilirsiniz. Biz tekneyle gidiliyor                   sanıyorduk ama uzak kaldığı için otobüsle götürüyorlarmış ordan istuzu plajına zaten küçük balıkçı tekneleri               ile götürüyorlar. Eğer gitmediyseniz yolu gözünüzde büyütmeyin ve gidin. Gerçekten çok mükemmel yer. Hiç               pişman olmazsınız. Gitmişken Mavi yengeç de yiyin mutlaka.

4.Fethiye’deki semt pazarlarına gidin. Hatta gideceğiniz gün giderseniz evinize de taze taze yeşillik                 götürebilirsiniz. Salı ve Pazar günleri var. Onun dışında birde Cuma günleri kurulan köylü pazarı var. Acıkırsanız içeride gözleme ve meşhur saç böreğinden yiyebilirsiniz. Fethiye’ye gitmişken kesinlikle ‘Kırma Yeşil Zeytin’den alın. Biz aldık ama hemen bitti tabi ki. Siz bol bol alın. Nasıl güzel bir şeydir o!

Pazarda hıyar yiye yiye dolaşmadan gezdik saymayız 🙂   

ÖLÜDENİZ-FETHİYE’DE DENİZ NASIL?

Valla bize sorarsanız Ölüdeniz milli parkı hariç girilebilecek bir deniz yok merkezde. Aşırı dalgalı. Minik tsunamiler var. Ama milli parkın içi ve Hotel Meri’nin denizi çok çok güzel.

Dışı sizi içindeki tsunamiler bizi yakar bakmayın böyle durduğuna 🙂

ÖLÜDENİZ MİLLİ PARKI

Girişi tam 7 lira öğrenciye 3,5 liraydı. Milli parkın özelliği dağlar arsında kalmış sakin denizinin ve çok büyük bir plajı olması ile ağaçlar altında serin serin oturabilme imkanınızın olmasıdır. Giriş ücreti veriyorsunuz makul bir fiyat. Ama içeride şezlong ve şemsiye kiralamak isterseniz vay halinize. Parça başı 15 lira olarak kiralanıyor. Evet yani basit bir hesapla bizim gibi 2 yetişkin 1 öğrenci giderseniz 77.50 lira ödersiniz sadece denize girmek için. Ama şöyle bir avantajı var. Her yer ağaç ve zaten herkes ağaç diplerine oturuyor. Hem şezlongların olduğu yerle arasında baya bir sıcaklık farkı var. Hem de 60 liranız cebinizde kalır. Ayrıca plaja onu sokmayın bunu sokmayın gibi bir kural da yok. Alın cipsinizi tatlılarınızı sularınızı içeçeğinizi canınız ne istiyorsa, serin havlularınızı ağaç dibine ve oturun. İnanın çok çok zevkli oluyor. Biz ıvır zıvır almayı unuttuk. Çünkü ben bilmiyordum öyle olduğunu içeri sokmuyorlardır ordan alırız diye düşündüm, akıllı bıdık annem de bildiği halde söylemedi ve ordan alırız diye düşünmüş o da. Ama 1 cipsin 7 lira, bir tostun 14 lira ve bir çayın da 4 lira olduğunu görünce aç aç oturduk tabi 😀 Siz böyle yapmayın.

NOTLAR VE ÖNERİLER:

  • Ölüdeniz Çarşı’da çok güzel bir takı mağazası var. El yapımı ürünleri hep ve ben kendimi orada kaybettim. Fiyatları el yapımı olduğu için bir tık pahalı ama inanılmaz güzel şeyler var. Ama internette bulamadım belki sitesi vardır dedim ama yok. Meraklısına bildiriyorum. Adı Zuzu Shop Ölüdeniz. Sahilin sonuna doğru büyük sokağa girdiğinizde en ileride kalıyor. Sahiden girerseniz sol tarafta. Aklınızda bulunsun.
  • Bir de yemek ya da oturup bir şeyler içmek isterseniz “Şey” adlı mekanı şiddetle tavsiye ediyorum. Dekorasyonu ile zaten önünden geçerken ilginizi çekecektir.
  • Genel olarak Ölüdeniz-Fethiye gittiğimiz en pahalı tatil yeriydi. Buradan bunu çıkardık biz 😀

FETHİYE/ÖLÜDENİZ

Yazı dolaşımı


Bir cevap yazın