TÜRKİYE’NİN SAKLI CENNETİ PATARA

İlk yazımıza nedense yerli turistin pek rağbet göstermediği ama bizim hayran kaldığımız yeri anlatarak başlamak istedik. PATARA!

Hayatımızda yaptığımız en güzel tatillerden birini burada yaptığımızı söyleyebiliriz. Rotamızı uzun araştırmalar sonucunda Patara-Kalkan-Marmaris olarak belirledik. Uzun yol malum börekler, kekler, kurabiyeler hazırlandı. Termoslara sıcak sular koyuldu. Ve ailecek atladık arabaya. Biz eğer çok gezeceksek arabayla gitmeyi tercih ediyoruz. Çok çok daha rahat oluyor. Sadece uçağa binip gidilse tamam ama evden taksiye bin, havaalanına git orda in uçaktan Havaş’a binmek zaten Allah’ın emri Şanslıysanız eğer oradan tekrar taksiye veya minibüse binmezsiniz. Ama minimum bunlar kullanılıyor ve bizim gibi yanına az eşya almayı bir türlü başaramıyorsanız, valizleri indir bindir ile tatil yapmaya haliniz kalmayabiliyor. Birde gittiğiniz yerde gezilecek yer varsa sıcakta araba candır. He eğer arabanız yoksa uzun vadeli kiralayınca çok da ucuza gelebiliyor. Sigortasını da yaptırırsanız bir şey olmaz rahatça gidebilirsiniz.

Neyse başlayalım tatil kısmına. İlk durağımız Patara.

Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı Kalkan beldesinde bulunan, tarihi Likya’nın başkenti olmasına kadar dayanan minik bir yer burası. Yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği bu antik kentte orda yaşayan köylüler hariç Türk bulmanız neredeyse imkansız. Biz henüz keşfedememişiz yani. Ama insana huzur veren bir yer.

PATARA NEREDE? PATARA’YA NASIL GİDİLİR?                                                                                          

Patara’ya ulaşım için en yakın havalimanı 110 km uzaklıktaki Dalamandır. Dalaman’a çok sık uçak seferi olduğu için biraz bile erkenden uçak bileti bakmaya başlarsanız çok uygun bilet düşürebilirsiniz. Havayolu kullanacaksanız Antalya da bir başka seçeneğiniz olabilir. Ama o daha uzak 208 km. Dalaman’dan otobüsler ile Fethiye’ye geçip oradan minibüs ile Patara’ya geçebilirsiniz. Kaş ve kalkandan da otobüsler var. Antalya’dan da direk geçmeniz mümkün.

Daltonlarımızdan biri fotoğrafı çektiği için eksiğiz 🙂

PATARA’DA KONAKLAMA:

Büyük 5 yıldızlı lüks oteller beklemeyin. Köy içinde pansiyonlar var ve çok temiz. Zaten genellikle aile işletmesi şeklinde ve eşlerden biri mutlaka yabancı 🙂 Çoğu otelin havuzu da var. Sabah kahvaltıda domates, salatalık ve biber genellikle bahçeden toplanıyor. Huzurlu sakin kafa dinlemelik bir tatil istiyorsanız kesinlikle tavsiye ediyoruz.  Gözünüz kapalı kalabilirsiniz. Biz nerde kaldık diye sorarsanız linkini buraya bırakıyorum.

DENİZ KUM GÜNEŞ ÜÇLÜSÜ NASIL PEKİ ?

18 km’lik plajı, tertemiz ve berrak suyu, sığ denizi, sıcacık suyu ve incecik kum yapısıyla turistleri büyüleme özelliğine sahip. Denizin hırçın olduğu günler de çok oluyormuş. Biz şansa hep sakin günlerine denk geldik ve tadından yenmedi.  Plaj koruma altında ve yaz aylarında arabayla plaja girmek kesinlikle yasak. Çünkü Caretta-Carettaların yumurtalarını bırakmak için tercih ettiği bir yerdir. Plaja ulaşım ise merkezden yürüyerek 5-10 dakika veya otel sahipleriyle biraz muhabbetiniz olduysa sizi traktörle bile bırakıyorlar 🙂 Giderken bütün ihtişamıyla sizi bekleyen antik kentin içinden geçiyorsunuz. Plajın üst kısmında bulunan çölde bizim için baya ilginç bir detaydı.

PATARA ÇÖLÜ

Yeşilçam filmlerinin bir çok sahnesine de ev sahipliği yapmış olan bu çöl, rüzgarlı havasından dolayı zaman zaman kum tepelerine ev sahipliği yapıyor. Gün batımında ortaya çıkan manzarayı görmek, doyasıya fotoğraf çekilmek bile Patara’ya gitmek için yeterli bir sebep.

O zamanlar genciz tabi 🙂

GEZİLECEK YERLER

Patara’nın kendisinde gezilecek çok yer olmasa da birçok yere yakın. Yukarıda bahsettiğim gibi plaja doğru giderken kendinizi antik kentte buluyorsunuz. Eski amfi tiyatrosu, harabeleri, zafer takını gezip plaja doğru yol alabilirsiniz ya da farklı bir aktivite istiyorsanız en gözde aktivitelerden biri atlarla safariye çıkmak. Paraşütle atlama, dalış ve kanyoning gibi aktivitelerde bulunabilmeniz mümkün.

Patara plajının bulunduğu Gelemiş köyünün küçük ama bir o kadar sevimli çarşısı var. Çarşıda akşam yemek yenecek restoranları ve müzikli eğlence yerleri var. Küçük dediysek o kadar da değil. Turistlerin de yoğun olduğu bölge olmasından kaynaklı geceleri de sokakları kalabalık oluyor.

Biz burada 4 gün kaldık. İş okul hayatının verdiği yorgunluğu burada atıp daha hareketli tatil kısmına geçtik. İstikamet Kalkan/Kaş!!

PATARA

Yazı dolaşımı


Bir cevap yazın